masivadan fari^^

Zihnimiz ve kalbimiz binbir parçaya bölündü. Her tarafa yetişmeye çalışıyoruz. Yorgunuz, asabiyiz ve gerginiz. Hayatın gürültüsünden birbirimizi göremiyoruz. Bağırıyor ama sesimizi duyuramıyoruz. Gürültü var; bağıranların sesini duyamıyoruz.

Bakmalı, görmeli ve seyretmeliyiz…
Seyrimizi not etmeliyiz…
Vakit daraldı çünkü ve sözler birikti.
Vakit daraldı ve söyleneceklerin çoğu henüz söylenmedi.

Durup dinlemeliyiz,
Durup dinlenmeliyiz,
Durup düşünmeliyiz,
Ama durmalıyız önce.
Durmalı, durulmalı, durulanmalıyız.
Ve içimize doğru bir yolculuğa çıkmalıyız.
Yola çıkmalı, yolda olmalı ve yol almalıyız.
Yolu bulmalı, yol olmalıyız.

Ne demişti şair:
“En uzun yoldur, insanın içi”

SEYİR DEFTERİ
Herkes İÇİNE baksın

Papa’nın ağzından dinler arası diyalog!

"Dinler Arası Diyalog", Kilise’nin İncîl’in mesajını yaymak görevinin parçasıdır. Karşılıklı bir tanışma ve bir zenginleşme metodu ve aracı olarak telâkki edildiğinde bu, Kilise’nin Hıristiyan olmayanlara İncîl’in mesajını tebliğ görevine10 karşı olmadığı gibi, aksine, bu görevle özellikle bağlantılı olup bunun bir tezâhürüdür. Zîrâ bu görevin muhâtabları İsâ’yı da İncîl’i de tanımayan ve genellikle de başka dinlerin sâlikleri olanlardır11… Konsil de, Kilise’nin daha sonraki12 tedrisâtı da kurtuluşun Mesih’den geldiğini ve diyalogun da İncîl’in mesajını yaymakdan ayrı tutulamayacağını dâima kararlılıkla savunmak sûretiyle bütün bunları geniş bir biçimde vurgulamışlardır.

Seneler sürer her günüm!
Diye bağırdı öküz adam!

Göz içinden gelen şiddetli zonklamayla birlikte , beyin damarlarının genişlmesi ve baş kaslarının kasılıp öylece donakalması sonucu nirvanaya ulaşmış bir baş ağrısı!!
Bu işin fizyolojik boyutu.
Ayrıyeten gün içinde birkaç dakikasını bile kurtaramayan , bir kahve içmeyi bile kendine çok gören ve hatta işkolik olduğunu ısrarla reddedip “ben işimi seviyorum!” Kafasını yaşayan.
Zihin ve mizaç olarak dingin ama dünya disiplinine uydurulmak için yontula yontula kütük haline getirilmiş ve , hızlı ve öfkeli bir hayat yaşamaya mecbur bırakılmış bir adam.
Fonda çalan qntal ile isviçre purosunu saymazsak ve paha biçilemez yalnızlığı , hayatında para edecek başka hiçbirşeyi yok.
Bir adamın varlığım diye sahiplendiği değere bak! Qntal ve puro.
Minimalist kafa. Ama mutlu olmanın bu yönünü keşfetmek yetmiyor. İnsanların sürekli dayanılmaz ağırlığı.
Uçurumdan atlamaya direnen koyunun arkadaki sürü tarafından sürekli itelenmesi gibi birkaç dakikasını bile kurtaramayan zavallı.
Vah zavallı vah!
Ama sizler de farklı değilsiniz zavallılar.
Kötüsünüz hemde çok kötü! Ama haberiniz yok!



Meciz akşamları
Semerkand 2009

boyleistediadam:

meczupkafasi:

Sonra birden mevcut koşulların acı gerçekleriyle yüzleşiyorum diye acı bir cümleyle başlayan bir hikaye!
Bunu okumak istemezdim!

Parçalarını birleştiremediğim türlü şey geldi aklıma bunu okuyunca, her birini buraya yazsam birbirinden alakasız onca cümle birikirdi, bende kalsın şimdilik:)

Bunu yaşamak da istemezdim!

Sonra birden mevcut koşulların acı gerçekleriyle yüzleşiyorum !! diye acı bir cümleyle başlayan bir hikaye!
Bunu okumak istemezdim!

Acaba aklı kullandığımız için mi, aklın yetersizliğine kadiriz, yoksa aklı kullanamadığımız için mi?

Ne kadar ilginçtir!
Akıllı insana akil denir. Aklını kullanan, ve hatta aklı olan!
Çelişki yada ironi şurda ki; ukala kelimesi akil’in çoğulu manasına gelir. Yani aklını kullanan insanın her mevzuda yorum beyan etmesi.
Aklı mı yanlış anladık ukalayı mı?

Zafer?

Fonda rajna çalarken ne hisseder ki insan başka!

Siz neden seviyorsunuz onları, biz neden? 
Anlayamazsınız:))
Bunu düşünün!

Siz neden seviyorsunuz onları, biz neden?
Anlayamazsınız:))
Bunu düşünün!